Serviks Kanserinde Tarama

Serviks kanserinde Tarama
Serviks kanserinin önlenebilmesi üç klinik bir de preklinik vizite bağlıdır. Bunlar klinik olarak tarama, tarama sonucu anormallik tespit edilen durumlarda ileri değerlendirme, tespit edilen lezyonların etkin ve zamanında tedavi edilmesi iken preklinik vizitte aşılama yer almaktadır. Aşı ve aşılama ile ilgili çalışmalar devam etmekle birlikte serviks kanserinin insidansını azaltmada şu ana kadar etkinliği açıkça kabul görmüş olan üç klinik vizittir. Aşının toplum bazında insidans üzerine azaltıcı etkisi beklenmekle birlikte tarama programlarının etkisi ile karşılaştırabilmek için zamana ihtiyaç vardır ve şu an için tarama proğramlarının yerini alabilmesi beklenmemektedir.
Serviksin izlebilir bir organ olması, karsinogenez basamaklarının bilinmesi, preivaziv lezyondan invaziv servikal karsinom gelişimi için yaklaşık 8-10 yıllık bir sürenin gerekli olması serviks kanserini henüz preinvaziv dönemde yakalanabilme potansiyeli olan bir hastalık haline getirmiştir. Tarama programları sayesinde tamamen ortadan kaldırılamasa bile insidans ve buna bağlı ölümler önemli oranda azaltılmıştır. Serviks kanseri taramasında birçok yöntem ileri sürülmüştür (Tablo3).
Ancak bugün için kullanımı en yaygın olan sitolojik testlerdir. Bu yöntemler esas olarak transformasyon zonundaki yada buradan dökülen hücerelerin bir fırça yardımıyla toplanarak bir lam üzerine yada içerisinde fiksatif solusyon bulunan bir şişe içerisine aktarılması ve bu hücrelerdeki sitolojik değişikliklerin incelenmesi esasına dayanır. Birincisine konvansiyonel pap smear, ikincisine ise sıvı bazlı sitoloji adı verilir. Henüz primer tarama testi olarak sitolojik taramanın yerine geçmese de yüksek riskli HPV DNA tespiti de taramada kullanılmaktadır.
Tarama programları gerek başlama yaşı, gerekse testler arası süreler ve taramanın sonlandırma yaşı açısından önemli farklılıklar göstermektedir. Örneğin Amerikada seksüel aktiviteye başladıktan 3 yıl sonra veya en geç 21 yaşında taramaya smear testine başlanması ve konvansiyonel smear kullanılıyorsa 30 yaşına kadar yıllık, 30 yaşına kadar herhangi bir anomali tespit edilememiş ve kadın risk grubunda değilse test aralığı 2-3 yılda bir olmak üzere 65 yaşına kadar devam ederken Finlandiya ve Hollanda gibi ülkelerde 30 yaşında başlamakta ve 5 yılda bir olmak üzere 60 yaşına kadar devam etmektedir. Bu proğramlar ülkelerin ekonomik durumları, serviks kanser insidansı gibi durumlar ile yakın korelasyon göstermektedir. Ülkemizde jinekolojik onkoloji otoriteleri genel olarak Amerikan Kanser Cemiyeti tarafından önerilen yıllık taramayı benimsemekle birlikte Sağlık Bakanlığı tarafından ideal olarak 35 yaşından başlayarak 5 yılda bir yapılması ve son iki test negatif ise 65 yaşında sonladırılması önerilirken mutlak hedef 35-40 yaş arası kadınların en az bir kez smear yaptırması olarak açıklamaktadır.
Tablo-3: Servikal taramada kullanılan yöntemler.
· Konvansiyonel servikal sitoloji (pap smear)
· Sıvı bazlı sitoloji
(ThinPrep, CytoRich, AutocytePrep, Cytoscreen,Papspin)
· AutoPap sistemleri
(Papnet, Autopap, Autocyte Screen)
· HPV testleri
· Vizüel inspeksiyon yöntemleri (VIA,VILI)
· Servikografi
· Servikal fluoresan spektroskopi
· Multispektral dijital kolposkopi